Son Yazılarım
- yaşıyorum??
- HANGİ KİTABI OKUYORUM??
- blog cahili arkabahçem- kitap kurdu arkabahçem
- Ozan- okuma bayramı- öğretmenlik
- centilmen nedir?Magnum-reklamların etkisi
- anneler günü
- bitti sonrası yok...
- Kayınvalidem- 101
- küresel ısınma
- Pippa bacca barışı dünyaya duyurmak için hayatından oldu.
Kategorilerim
Arkadaşlarım
Bağlantılarım
sobelendim..55 kelimeyle roman yazdım.
25/3/2008 · Kategori: hayattan
Gimmemalove beni sobelemiş, üstelik sobelenme şekli de 55 kelimelik roman yazmak, şu aralar kitaplarla mutlu olan benim için o kadar güzel bir sobe oldu ki anlatamam.
tabi benim gibi , yazmaktan da mutlu olan ama uzun uzun yaptığı tasvirler ve betimlemelerle boğulan biri için 55 kelime sınırlaması epey zor oldu, yazdım ,çizdim, sildim, saydım, bakın bakalım olmuş mu ?
Ben romanımın konusunun 'aşkım' olarak seçtim.
BULDUĞUNA İNANDI.
Çok uzak bir diyardan kalkıp gelmişti kız, inancını kaybedeli de çok olmuştu. Delikanlıyı gördüğünde de umudu yoktu kimseden.
Ama delikanlı öyle farklıydı ki başkalarından bir başkası değil de o olmasını sağlamıştı kızın, bir başka yerde değil de orada.O andan itibaren kız yanında zayıf davranabileceği ve güvenebileceği yalnızca bir kişi olduğuna; onu da bulduğuna inandı.
Ben de Meral'i, kelebekgibi 'yi sobeliyorum.Kolay gelsin.
kürşat başar
24/3/2008 · Kategori: kitaplar
bu adamda birşey var beni çeken, belki onu görmeden 'sen olsaydın yapmazdın, biliyorum '
kitabını okuyup,önce beni yüreğiyle kazanması.Sonra da bu kadar kalemi güzel bir adamın bu kadar yakışıklı çıkması.
Sanırım Ahmet Haşim beni de etkiledi, kendini çok çirkin bulmuş ya, ben de ozamandan beri yazarların yazmaktan, uyumamaktan ve okumaktan, gözaltları torbalı, yüzleri şiş , insan ilişkileri zayıf ve bencil olduklarını düşünürüm.yani kitaplarını okurum beğenirim belki ama, yazarın kendisi değil düşünceleri beğenilir gelir. Ama o öyle mi , kitabından etkilenip tüm kitaplarını arka arkaya okduktan sonra, resmini görünce vuruldum ona.Hani öyle çekici bir adam sanki bana diyordu :
- Sen olsaydın yapmazdım, diye.
nerden esti şimdi bunu anlatmak demeyin , o benim için bir klişe, hem bir yazar, hem iyi bir yazar, hem de yakışıklı ve iyi bir yazar. Böyle sadece kitabını değil kendisini de merak ettiğim yazar diye düşününce hemen düşüyor aklıma.Şu tv programını kaçırmadan izledim, o misafirleri tanıtmaya çalışıyordu belki ama, ben onun sorularıyla onu tanımaya çalışırdım. EE bunca şeyden sonra blogumda da ona bir yazı yazmalıyım değil mi ama?

ideefixe bıktı ama ben bıkmadım
23/3/2008 · Kategori: kitaplar
yine kitaplar beğeniyorum kendime uzun uzun, elimde beklemede kitaplar var, okuma sırasını bekliyorlar, ilk sırada michael connelly var,
son çakal adlı kitapla,
ardından yine aynı yazarın hile adlı kitabı var
Suna Kıraç da sırada ''ömrümden uzun hayallarim var ''la ama ben yinede ,
açıyorum ideefixe uzuun uzuuun , kitap yorumları okuyorum , alışveriş sepetime ekliyorum, çıkarıyorum , kitap satın almak da okumak kadar mutlu ediyor beni ,
ama aldığım kitaplarda yarım bırakıp beğenmediklerim olduğu için karar verdim
artık kitap seçmeyi bilmediğime,
ahmet abi (sıkı bir bibliyograf ve okuyucu kendisi) kitaplığıma baktığında ,
kafası çok karışık birinin kitaplığına benzediğini söylemişti.
doğru söylediğini o zaman farketmiştim ama şimdi kabul ediyorum,
bir karışıklıktır gidiyor kafamın içinde,
bazen saatlerce ev temizlememinin nedeninin bu kargaşa olduğunun da farkındayım,
içerisi temizlenmediğinden,
evdede dağınıklık var gibi geliyor, yol katediyorum da ama, haksızlık yok, kitaplar tanıdığım insanlar, hepsi bir hayat dersi benim için.
neyse şu yazıda bile kargaşam belli zaten , toparlamaya çalışayım, almak istediğim kitapları hala alamadığımdan defalarca ve saatlerce kalıyorum ideefixe,
hani mailini uzun zaman kullanmayınca yazıyorlar ya, mail adresinizi kullanın diye,
ideefixe de bana uzun zamandır bakıp kapatıyorsunuz,
ya alın ya çıkın diye mail gönderecek diyo düşünüyorum bazen.
dipnot:arkabahçem bu yazısının bu kadar karmaşık olmasının nedenlerinden birinin de gece 02:00 da yazılmış olduğunu da düşünüyor. bilginize
eski sevgili- güven- yüzleşme
23/3/2008 · Kategori: kitaplar

Eski sevgiliden söz etmeyi pek sevmemizin nedeni yaşadıklarımızın sonsuz dek sürmesi arzusundan kaynaklanır belki de. Tüm eski sevgililer bir zamanlar sürekli sandığın duygunun hiç de sürekli olmadığının birer göstergesidir.
------------------------------------------------------------------------------------------------
birbirimizin bağırışlarına hoşgörü gösterip gösteremeyeceğimizi görebilmek için birbirimixe bağırmaya gereksinim duyuyorduk. Birbirimizin yaşam kapasitesini ölçmek istiyorduk. Birbirimizi yok etmeye çalışıp da başarısız olmalıydık ki birbirimize güvenebilelim.
------------------------------------------------------------------------------------------------
Kişiliğimizin kolay kolay yüzlşemediğimiz, başkalarının da pek umursamadığı yönlerine dikkat çekmeyi ancak bir sevgili başarabilir kurduğu samimiyetle.Sevgilimiz bize son derecede alıngan, eleştirel, düşmanca, kıskanç ya da birçok olumsuz (ama doğru) şekilde davrandığımızı açıkça söylediği zamanlar olur.Kişiliğimizin sıradan bir iç bakışın sağlamadaığı ( iç huzur adına) başkalarının da altını çizecek kadar ilgi göstermedikleri ve ancak yatak odasını paylaştığımız birinin açığa vurabileceği yönlerimizle yüz yüze geliriz.
-------------------------------------------------------------------------------------------------
Dipnot: Alain de botton un aşk üzerine adlı kitabından alıntıdır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
garo dayı- selçuk erez
22/3/2008 · Kategori: kitaplar
Siyah sütten sonra Garo dayıdaydı sıra, Selçuk Erez gerçek bir hayat kahramanını , Sarıyerde iki kişi kalmış ermeni ailenin balıkçılığa merak salmış ,hayatını annesinin korktuğu Türklerle, karadenizli ailelerle geçiren Garo dayıyı anlatmış , çocukluğundan başlayarak.
İnsan kitabı okuyunca sahi gerçekten varmıymış bu adam diyor, eğlenceli bir karakter akıllı ve hırslı bu adam ailesinin okuması ya da diğer ermeniler gibi kuyumcu olması gerektiğini gözardı ederek, mahallede anlatılan balıkçılık maceralarının peşinden gidiyor.

garo dayı ile yapılan röportaj burada : http://www.selcukerez.com/
eleştirmen notu:Kitabın büyük bir kısmı denizcilik maceraları ile geçiyor. Dili güzel kullansa da, anlatılan gerçek hayattan alıntı olsa da ben çok zevk almadım kitaptan.
Dipnot:Kitabı aldığım arkadaşım sarıyere gidip tanışmak istediğini ama Garo dayının yaşamıyor olma ihtimali ile yüzleşmek istemediğini söyledi.kimbilir belki sizi de bu kadar çeker kitabın konusu
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!