blog cahili arkabahçem- kitap kurdu arkabahçem

26/5/2008 · Kategori: kitaplar

Efendim hani bazı arkadaşların bloglarında bağlantılar bölümünün ya da arkadaşlar bölümünün altında '' şu anda ne okuyor?'' başlığı var da arkadaşlar dönem içinde ne okuduklarını yazıyorlar.

Çok güzel ve hoş bir uygulama, ben de çok beğeniyorum fakat ben bu komutlar ve linkler konusunda pek beceriksiz olduğumdan o linke ulaşamadım.

bu yazıyı okuyupta halime acıyan olursa, linkini verir de benim hayır duamı alır belki.

Neyse link yok ama şu an okuduğum kitap aşağıda.

 Geçen haftalarda da aşağıdaki kitabı okumuştum ama malum linksizlik bu kitabı da şimdi yazıyorum.

Bu yazarın pek çok kitabını daha önce de okumuştum.(yalnız kadınlar sokağı, italyanca aşk başkadır, aşk mutfakta pişer gibi) bu kitabı da diğerleri gibi çok beğendim. Lokanta saygınlığıyla ve müşterilerine her zaman samimi olmasıyla ünlü , öyle ki kahramanlardan biri hayatının en zor anında bile o lokantaya sığınabiliyor ve yine hayat çıkmazından çıkışı lokanta sayesinde oluyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

kütüphane-gül abla-kitap bencili ben

7/4/2008 · Kategori: kitaplar

 

Çocukluğumda -sanırım ilkokul 3.sınıfta- okulumuza çok yakın bir kütüphane vardı, annem o kütüphaneye üye etmişti beni. kütüphane görevlisi GÜL ABLA, bana Rıfat ılgaz'ın Hababam Serisini tavsiye etmiş, ben de ilk kitaptan itibaren okumayı çok sevmiş, her gün okul çıkışı GÜL ABLA'nın masasının karşısında, çocuk kitapları bölümünün önünde serinin farklı bir bölümünü okur olmuştum. Üstelik bu iş beni o kadar mutlu etmişti ki, akşam eve gittiğimde anneme okuduğum kitabı anlatırken büyüyünce nasıl kütüphane memuru olabileceğimi soruyordum.

Kitap okumamı destekleyen annem, çok memnun kalmıştı bu hayalimden. Üstelik onu da kitap satın almaktan kurtarmıştı bu hayalim, okul çıkışı koşarak kütüphaneye gidiyor, önce kitaplara bol bol el sürüyor, sonra kokluyor, sonra da seçiyordum, o zamanlarda kitapların hepsi aynı kapla kaplanırdı,mavi ya da kırmızı arasına krem renkli sırt kısımlarında da siyah üzerine kitap adı ve yazarı yazardı. Bir de o kitapların kokusu!!O koku içine almıştı sanki beni, bir kitabı okumak için seçmişsem eğer, daha fazla kokluyor, önce kokuda kaybolup sonra okuyordum.Kütüphanede de o koku hakimdi. Okurken o hayal alemine girer kaybolur, bitişinde mutlu çıkışımı o kokuyla yapardım.Sayfaları da kalın olurdu kütüphane kitaplarının.. Yani her ne olursa olsun kutsal gelirdi bana o kütüphanede. KOKUSU, SAYFALAR, KAPAK, GÜL ABLA, SANDALYELERİ, AYNI AMAÇLA GELEN BAŞKA İNSANLAR. HERŞEY KUTSALDI O KÜTÜPHANEDE.

Bugün o kütüphanenin planını çok net hatırlıyorum, uzun dikdörtgen kütüphanenin kenarlarını kitaplar, ortasını da okuyucu masaları kaplardı. GÜL ABLANIN masası kapının tam karşısında kitapların önündeydi. O gün onun o kadar kitap üzerinde söz sahibi olması, okumak isteyenin önce GÜL ABLAYA uğraması,sanırım ona duyduğum hayranlığın nedenlerinden biriydi. Belki de bu söz sahibi olma durumu benim bugün bile büyük kütüphane sahibi olan insanlara duyduğum hayranlığın nedenidir aynı zamanda.

 

 

 

Neyse , kimseler kusuruma bakmasın, okudum bu kitabı; başkalarına vereyim,evde yer kaplamasın diyenlerden değilim ben, okuduğum kitabı tekrar okumak da isterim, evimde raflarında onları görmek ,tozlarını almak da isterim.

Hiç kitap olmayan, kütüphanesi olmayan evler de garip gelir bana, bir eve ilk girişimde, buzdolabından, dvd sinden önce kitaplığının yokluğu hissettirir bana kendini.

Hem niye başkasına vereyim canım, nerden bileyim kitaplarla benim gibi aralarında bir bağ kuracaklarını, onları koklayacaklarını, sayfası kıvrılmasın diye, ayracı koyduktan sonra bile tekrar sayfa kıvrılmış mı diye kontrol edeceklerini.

Hem ben GÜL ABLA olamasam da kitaplarımın çok olmasını isterim, onları biriktirmekten de sıralamaktan da memnunum, evet ben bir kitap benciliyim.Evdeki beyaz eşyayı isteyin, bibilolarımı isteyin ama kitaplarımı istemeyin benden.Bir devlet kütüphanesinde memur olamam belki artık, ama kendi kütüphanemin memuru olabilirim.

:) :) :)

Kalıcı Bağlantı Yorum (17) Yorum yaz!

kürşat başar

24/3/2008 · Kategori: kitaplar

bu adamda birşey var beni çeken, belki onu görmeden 'sen olsaydın yapmazdın, biliyorum '

kitabını okuyup,önce beni yüreğiyle kazanması.Sonra da bu kadar kalemi güzel bir adamın bu kadar yakışıklı çıkması.

Sanırım Ahmet Haşim beni de etkiledi, kendini çok çirkin bulmuş ya, ben de ozamandan beri yazarların yazmaktan, uyumamaktan ve okumaktan, gözaltları torbalı, yüzleri şiş , insan ilişkileri zayıf ve bencil olduklarını düşünürüm.yani kitaplarını okurum beğenirim belki ama, yazarın kendisi değil düşünceleri beğenilir gelir. Ama o öyle mi , kitabından etkilenip tüm kitaplarını arka arkaya okduktan sonra, resmini görünce vuruldum ona.Hani öyle çekici bir adam sanki bana diyordu :

- Sen olsaydın yapmazdım, diye.

nerden esti şimdi bunu anlatmak demeyin , o benim için bir klişe, hem bir yazar, hem iyi bir yazar, hem de yakışıklı ve iyi bir yazar. Böyle sadece kitabını değil kendisini de merak ettiğim yazar diye düşününce hemen düşüyor aklıma.Şu tv programını kaçırmadan izledim, o misafirleri tanıtmaya çalışıyordu belki ama, ben onun sorularıyla onu tanımaya çalışırdım. EE bunca şeyden sonra blogumda da ona bir yazı yazmalıyım değil mi ama?

Kalıcı Bağlantı Yorum (10) Yorum yaz!

ideefixe bıktı ama ben bıkmadım

23/3/2008 · Kategori: kitaplar

yine kitaplar beğeniyorum kendime uzun uzun, elimde beklemede kitaplar var, okuma sırasını bekliyorlar, ilk sırada michael connelly var,

 son çakal adlı kitapla,

ardından yine aynı yazarın hile adlı kitabı var

Suna Kıraç da sırada ''ömrümden uzun hayallarim var ''la ama ben yinede ,

açıyorum ideefixe uzuun uzuuun , kitap yorumları okuyorum , alışveriş sepetime ekliyorum, çıkarıyorum , kitap satın almak da okumak kadar mutlu ediyor beni ,

ama aldığım kitaplarda yarım bırakıp beğenmediklerim olduğu için karar verdim

 artık kitap seçmeyi bilmediğime,

ahmet abi (sıkı bir bibliyograf ve okuyucu kendisi) kitaplığıma baktığında ,

kafası çok karışık birinin kitaplığına benzediğini söylemişti.

doğru söylediğini o zaman farketmiştim ama şimdi kabul ediyorum,

bir karışıklıktır gidiyor kafamın içinde,

bazen saatlerce ev temizlememinin nedeninin bu kargaşa olduğunun da farkındayım,

içerisi temizlenmediğinden,

evdede dağınıklık var gibi geliyor, yol katediyorum da ama, haksızlık yok, kitaplar tanıdığım insanlar, hepsi bir hayat dersi benim için.

neyse şu yazıda bile kargaşam belli zaten , toparlamaya çalışayım, almak istediğim kitapları hala alamadığımdan defalarca ve saatlerce kalıyorum ideefixe,

 hani mailini uzun zaman kullanmayınca yazıyorlar ya, mail adresinizi kullanın diye,

ideefixe de bana uzun zamandır bakıp kapatıyorsunuz,

 ya alın ya çıkın diye mail gönderecek diyo düşünüyorum bazen.

 

dipnot:arkabahçem bu yazısının bu kadar karmaşık olmasının nedenlerinden birinin de gece 02:00 da yazılmış olduğunu da düşünüyor. bilginize

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

eski sevgili- güven- yüzleşme

23/3/2008 · Kategori: kitaplar

Eski sevgiliden söz etmeyi pek sevmemizin nedeni yaşadıklarımızın sonsuz dek sürmesi arzusundan kaynaklanır belki de. Tüm eski sevgililer bir zamanlar sürekli sandığın duygunun hiç de sürekli olmadığının birer göstergesidir.

------------------------------------------------------------------------------------------------

birbirimizin bağırışlarına hoşgörü gösterip gösteremeyeceğimizi görebilmek için birbirimixe bağırmaya gereksinim duyuyorduk. Birbirimizin yaşam kapasitesini ölçmek istiyorduk. Birbirimizi yok etmeye çalışıp da başarısız olmalıydık ki birbirimize güvenebilelim.

------------------------------------------------------------------------------------------------

Kişiliğimizin kolay kolay yüzlşemediğimiz, başkalarının da pek umursamadığı yönlerine dikkat çekmeyi ancak bir sevgili başarabilir kurduğu samimiyetle.Sevgilimiz bize son derecede alıngan, eleştirel, düşmanca, kıskanç ya da birçok olumsuz (ama doğru) şekilde davrandığımızı açıkça söylediği zamanlar olur.Kişiliğimizin sıradan bir iç bakışın sağlamadaığı ( iç huzur adına) başkalarının da altını çizecek kadar ilgi göstermedikleri ve ancak yatak odasını paylaştığımız birinin açığa vurabileceği yönlerimizle yüz yüze geliriz.

-------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Dipnot: Alain de botton un aşk üzerine adlı kitabından alıntıdır.

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!