Son Yazılarım
- yaşıyorum??
- HANGİ KİTABI OKUYORUM??
- blog cahili arkabahçem- kitap kurdu arkabahçem
- Ozan- okuma bayramı- öğretmenlik
- centilmen nedir?Magnum-reklamların etkisi
- anneler günü
- bitti sonrası yok...
- Kayınvalidem- 101
- küresel ısınma
- Pippa bacca barışı dünyaya duyurmak için hayatından oldu.
Kategorilerim
Arkadaşlarım
Bağlantılarım
kadın çocuk gibidir
1/4/2006 · Kategori: KADINLAR

Çocuk gibi davranmayı sever.
Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini ister.
Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını.
Ama çocuk gibi de davransa, her kadın dinlenilmeyi, dikkate alınmayı ister.
Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz,
ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz.
EBRU KOLYEM
11/3/2006 · Kategori: KADINLAR

Bu kolyeyi ööle ben takı yaparım , çok şahane yaparım demek için falan yayınlamadım.
Gecen yıl yılbaşında hala Antalya da yaşıyordum .Canım arkadaşım Ebru da yeni evlenmiş ısrarla beni İstanbul'a çağırıyordu.Neyse çıktım geldim .Moralim bozuk , işim yok ,Ebrum çırpınıyor beni memnun etmek için. Yemekler pastalar börekler ,yılbaşı organizasyonları falan ,başım dönüyor ilgiden.
Sonra Ebruyla klasik her istanbul gezimde olduğu gibi Eminönü yapmışız. Ebru da Arzuyla(kardeşi benim de canım arkadaşım) takı yaptıklarını söylüyor. Zaten o aralar kim yapmıyor ki? (Yani ben de yapıyorum)Ben de Ebru da şıkır şıkır takıları pek severiz. Gittik Eminönüne , kendimizi yapacağımız şahane kolye için malzeme seçerken bulduk .Emek emek , tek tek seçtik malzemeleri ,eve geldik başladık takımızı yapmaya , ama öle şipsak değil saatlerce uğraştık hangi aparat hangi aparattan sonra gelmeli diye. Sonra ortaya bu kolye çıktı. İkimiz de de vardı artık aynı 'ŞAHANE' kolyeden. Bu kolye benim için çok anlamlı.Çünkü sadece iki tane var , üstelik biri kankamda biri bende.
Aaa bir de burada anlatmadan geçemeyeceğim. O İstanbul gezimde ben çok kötü bir rahatsızlık geçirdim. Yataktan kalkamadım .Kankam da başımdan ayrılmayıp ,ben iyileşene kadar yanımdan ayrılmadı.
Garibim kocası da 2. sınıf vatandaş muamelesi görmeye ve de unutulmaya sesini çıkarmadı.Çıkaramadı mı desem daha doğru olur,çünkü biZ Ebruyla beraber olduk mu herşeyi unutuyoruz.Bizim çevremizdeki insanlar da bu duruma uyum sağlamak zorunda kalırLAR.
Kankaaaaaa seni çok seviyorum kıs,
geberme emi!
İnsana saygı
8/3/2006 · Kategori: KADINLAR
Hep kadınların yaşadıkları zorluklardan bahsettim .Ama umutsuz değilim , bugünler dünden güzelse yarınlar daha güzel olacak diyorum .Değerlerimize ,insan olma erdemlerimize sahip çıkalım yeter.Bu günün yazılarını ilginç bir dialogla (dumurla) bitiriyorum.
MURAT TAŞDEMİR:Şener Şen'in hababam sinifindaki hali gibisin ya kim ne
derse inaniyorsun.
BANU ALKAN:ama bebegim 38 bedenim ben...
MURAT TAŞDEMİR:k...nı kaldır da biraz zayıflarsın belkii!! şu göbeğe bak
allahım yaaa
BANU ALKAN:aa o göbek değil ki bebeyimmmmmm o senin gülünnnn
MURAT TAŞDEMİR: senin nereni keşfedicez beaaa..
BANU ALKAN: herrrr yerimi
MURAT TAŞDEMİR: tabi tabi, her yerini.. zaten sadece gobek kismini
kesfetmek yillar sürer
ERKEKLERDEN BAYANLARA
8/3/2006 · Kategori: KADINLAR
Erkeklerden Bayanlara
---Alışveriş yapmak zevkli değildir ve asla da olmayacak.
---"Beni seviyor musun?" diye sormayın. Emin olun ki sevmesek yanınızda bir saniye bile durmayız.
---Bir probleminiz olduğunda bizden sorunu çözmek için yardım isteyin.
---Bizden sizinle aynı üzüntüyü çekmemizi beklemeyin, o sizin kız arkadaşlarınızın işi.
---Biryere gittiğimizde, hangi kıyafeti giyerseniz giyin, size çok yakışıyor, yemin ederiz. O yüzden bir daha sormayın. Biz erkekler basitizdir. Mesela sizden ekmeği getirmenizi istiyorsak, aslında ekmeği getirmenizi istiyoruzdur. Bundan "ekmek masada değil" diye bir iğneleme yaptığımız sonucunu çıkarmayın. Bunda ne bir dolaylı anlam ne de bir iğneleme var.
--Eğer 2 değişik şekilde anlayabileceğiniz bir şey söylemişsek ve bunlardan biri kötü ve sizi üzecekse, kesinlikle öbür anlamında söylemişizdir, boşuna bizi sıkıntıya sokmayın.
--Eğer aslında cevap beklemediğiniz bir soru sorduğunuzda duymak istemediğiniz bir cevapalırsanız, sakın şaşırıp kızmayın.
--Eğer bir şey istiyorsanız sormanız yeterli. Bir şeyi açıklığa kavuşturalım.
---Biz erkekler öyle farklı anlamlar taşıyan dolaylı soruları anlamayız. Ne istiyorsanız doğrudan söyleyin.
--En karmaşık durumda bile bizim için temel kural şudur: "En kolayını seç". Bizden komplike şeyler beklemeyin.
--Erkekler sadece 16 renk görürler. Şampanya bir renk değil, bir içkidir. Erkeklerin çoğunun en fazla 3 çift ayakkabısı vardır.
---Tekrar ediyoruz, biz basitiz. O yüzden 30 çift ayakkabınızdan hangisinin kıyafetinize uyacağını sormayın, bilmiyoruz. "Evet" ya da "hayır" gibi cevaplar yeterlidir; soru ne
olursa olsun. Başka anlamlar aramayın, "evet" ya da "hayır" işte.
---Cuma + Cumartesi + Pazar = Bol bol yemek yemek, arkadaşlarla muhabbet, futbol, kafa dinleme. Bizden başka bir şey beklemeyin. İster deprem, ister yangın, ister sel, ister dolunay olsun bizim için hafta sonları budur. Siz el çantalarını ne kadar seviyorsanız biz de bunları o
kadar seviyoruz. Bunu anlamanızı beklemiyoruz, çünkü biz de sizinkini anlamıyoruz.
KADININ ADI YOK!!!!
7/3/2006 · Kategori: KADINLAR
| KADININ ADI YOK | |
|
Türkiye’de kadınların yüzde 40’ı görücü usulüyle evlenirken, yüzde 20’si nikahsız yaşıyor, ----100 kadından 2’si yükseköğrenim görüyor. -----8 milyon kadın okuma-yazma bilmiyor(%20) -----Eğitim gören 100 kadından ise sadece 2 tanesi -----Kadınların yüzde 40’ı görücü usulüyle evlenirken, ----Yüzde 30’unun dini nikahla, ---Yüzde 20’sinin ise nikahsız yaşıyor. ---Yüzde 55’inin doğum kontrolünü uygularken, ---Yüzde 64’ü hamilelik döneminde doktor yüzü görmüyor, ---Yüzde 65’i eve gelen konuğa görünmüyor, ki bu özellikle kırsal kesimde çok yaygın. --Anne olmak için ülkemizde yılda 2 bin 500 kadın yaşamını yitiriyor. --Türkiye'de kadınların yüzde 35.6'sı bazen, yüzde 16.3'ü sık sık aile içi tecavüze uğruyor. Berdel, başlık parası, töre ve namus cinayetleri, dayak, baskı ve gelenekler kadını hedef almaya devam ediyor. Yani 21. yüzyılda Türkiye’de hala kadının adı yok.
Dünyada da aynı tablo
|
yükseköğrenim görüyor.
Toplumun yüzde 50’sini oluşturan kadınlar, karar mekanizmalarında kendi oylarıyla yarı yarıya temsil edilmeyi başardıklarında birçok sorunu çözeceklerini Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Gaye Erbatur da kadınların hak ettikleri konuma erişemediklerini, bunun en önemli nedeninin kadınların siyasette ikinci planda bırakılmalarının olduğunu söyledi. Erbatur, 1950’li yıllardan sonra parlamentoda kadınların temsil oranının yüzde 1’lere kadar düştüğünü, bugün ise yüzde 4’te kaldığını belirterek, “Siyasete katılmazsak, sorunlarımızı çözemeyiz” dedi. Avrupa ülkelerine göre son derece düşük olduğuna değindi. Türkiye’deki iş kollarında erkeklerin yönetici, kadınların ise yardımcı konumunda bulunduğuna dikkati çeken Doster, “Yörelere göre fark gösterebilir, ancak ana sorunlar aynı” dedi.